EĞİTİMCİ VE YAZAR İLYAS TEKİN: TALİM - TERBİYE

EĞİTİMCİ VE YAZAR İLYAS TEKİN: TALİM - TERBİYE

EĞİTİMCİ VE YAZAR İLYAS TEKİN: TALİM - TERBİYE
05 Ağustos 2019 - 14:29 - Güncelleme: 05 Ağustos 2019 - 15:50



Türkiye Özel Okullar Derneği tarafından Antalya'da düzenlenen "Eğitim ve Etik" konulu sempozyuma katıldık. Sayın Bakanımız başta olmak üzere üst düzey yöneticiler ve 1600 civarında eğitimci katıldı. Birbirinden değerli uzmanlar, konuşma ve sunum yaptı. Çok verimli ve faydalı oldu.
      Önce eğitim- öğretimle başlayalım.
      İslam kültüründe öğretim için "Ta'lim" , eğitim için de "Terbiye" kullanılır. Ayrıca öğretim için "Tahsil" ; daha çok eğitim için de "Tedrîs" , "Te'dîb" , "Tehzîb" , "Maarif" , "Tezkiye" ve "İrşad" kelimeleri kullanılır. Geçmişte bu isimlerle eğitimle ilgili kitaplar yazıldı.
       Ta'lim ilim kökünden gelir. Öğreticiye - öğretmene "Muallim", öğrenciye de "Muteallim" veya "Talebe" denir.    
        İslam, Hz. Allah (cc)'in gönderdiği son din olduğu gibi, aynı zamanda tam ve mükemmel bir eğitim sistemidir. Bugünkü Müslümanların durumu farklı.
       Bilgi, eğitimin temel unsurudur. Fakat asıl olan eğitim, bu bilgilerin kişinin şahsi hayatını ve davranışlarını oluşturması ve yönlendirmesiyle sonuçlanmasıdır. Bu manada "Te'dîb" (edep kazandırma) kelimesi kullanılır. Edepbedenin, aklın ve ruhun disiplinidir. 
         Onun için sevgili Peygamberimiz: "Beni Rabbim terbiye etti ve terbiyemi de güzel yaptı." (1) buyurmuştur. Metni şöyledir: 
  "Eddebeni rabbî fe ahsene te'dibî"  Yani burada "Edeb" ve "Te'dîb" kelimeleri  geçer. Bu sebeple her konuda onu örnek almak gerekir. ..
         Bilgi, insanın gelişip olgunlaşması için temel şarttır.
        Bir kere Kur'an-ı Kerimde "Oku" diye başlayan ilk inen beş ayet, tamamen eğitim öğretimle ilgilidir:
        "Seni yaratan Rabbinin adıyla oku. Ki, O insanı Alak (denen bir su parçasın) dan yarattı. Oku, Rabbin kerem sahibidir. O, kalemle öğretti ve insana bilmediğini öğretti." (2)
     Burada "Oku" manasına gelen "İkra" kelimesi, "Öğretti" manasına gelen "Alleme" kelimesi ile "terbiye edici" manasına gelen "Rab" kelimesi ikişer defa geçer. Ki oku diye başlayıp eğitim - öğretimi ve önemini anlatır.
     Kur'an-ı Kerimde öğretti manasına gelen "Alleme -İlim" veya türevleri 750 kadar ayette geçer. 
     Çok kutsal bir meslek olan öğretmenlik "Peygamber Mesleği" olarak bilinir.  Doğrudur. Peygamberlerin hepsi insanlar arasından seçilmiş muallimlerdir ve hepsi bu işi yapmıştır.
      Sevgili Peygamberimiz de "Ben muallim olarak gönderildim."(3) buyurmuştur. Kur'an-ı Kerimde de O'nun muallim olma yönü vurgulanır. 
      Ancak Kur'an-ı Kerim'e baktığımız zaman Talim ve Terbiye işiyle ilk uğraşanın bizzat Hazreti Allah (cc)'in kendisi olduğunu görürüz. İşte âyet:
     "Allah, önce Adem'e eşyanın bütün isimlerini öğretti, sonra meleklere  'eğer doğrulardan iseniz bana bunları haber verin' dedi. Melekler : 'Sübhansın yâ Râb! Bizim için senin bildirdiğinden başka ilim yoktur' dediler. Sonra Adem'e : 'meleklere eşyanın isimlerini bildir.' buyurdu.  (4) 
      Burada  "Öğreten- muallim" bizzat yüce Allah (cc)'in kendisidir. Bilgi çok önemli ve değerlidir. Meleklerin Adem (as)'e secde etmeleri de bundandır. Çünkü eşyanın isimlerini önce O'na öğretti ve meleklere de O haber verdi.  Yine:
    "O Rahman ki, Kur'an'ı öğretti, insanı yarattı ve ona açıklamasını da öğretti" (5) âyetinde de öğretti manasında "Alleme" kelimesi iki defa geçmektedir. 
      Yüce Allah (cc), İsa (as)'a kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i (6); Yusuf (as)'a rüyaların yorumunu (7); Davûd (as)'a zırh yapmayı (8) ve peygamberimiz Muhammed (as)'e  kitabı, hikmeti ve daha önce bilmediği şeyleri öğretti. (9)
      Kur'an-ı Kerimde Hz. Allah (cc)'in gerek peygamberlere, gerekse diğer insanlara kitabı, hikmeti ve bilmedikleri şeyleri öğrettiğini bildiren başka âyetler de vardır. (10)
      Ancak bilgiyi önemli ve değerli kılan uygulama- eğitim yönüdür.
      Terbiye-eğitime gelince, Kur'an-ı Kerim'in terbiye ile başlayıp terbiye ile bittiğini söyleyebiliriz. Çünkü İlk süre olan Fatiha süresinin ilk ayeti  ile son iki süre olan "Felak" ve "Nâs" süreleri "Rab" kelimesiyle başlar. 
      Rab ismi Kuran-ı Kerimde Allah isminden sonra  en çok kullanılan bir kelimedir ve 962 ayette doğrudan Hz. Allah (cc)'a nisbet edilmektedir. Rab, Hâlık, hâdi, râzık, melîk, Kadir ve mâbûd anlamına gelir. Ancak Rab, aslında terbiye manasına bir masdar olduğu halde mübalağa kasdiyle "Mürebbi" (terbiye edici) manasında kullanılır. Terbiye ise, bir şeyi kademe kademe, tedrîcen kemaline ulaştırmaktır. (11) İnsanın bedenî, zihnî ve ahlakî gelişmesini ve olgunlaşmasını sağlamayı ifade eder.
      Râğıp el Isfahanî'ye göre terbiye: "Bir şeyi en mükemmel derecesine ulaşıncaya kadar adım adım inşa etmektir." (12)
     Beyzâvî'ye göre ise eğitim: "Bir şeyi derece derece geliştirerek kemaline ulaştırmak olup eğitim bütün canlılar için söz konusudur." ( 13)
      Buhârî, İbni Abbas (ra)'tan nakledilen bir rivayetteki "Rabbanî" kelimesini "öğrenim çağındakileri terbiye eden kişi" olarak belirtmiştir. (14)
     Bir taraftan  Kur'an-ı Kerim ve hadisi şeriflere, diğer taraftan günümüz dünya müslümanlarına bakınca  "neden böyle?" diye insan şaşırabilir. Ama gerçek şu ki bizim dinimiz hem eğitim öğretime ve hem de güzel ahlaka çok önem vermiştir ve bunların en güzel örneklerini kendi tarih, kültür ve medeniyetimizde bulmak mümkündür.
      (Gelecek sayıda ahlak konusuna temas edeceğiz.) 
    1-  Münâvî, Feyzü'l-kadîr, I, 24
    2-  Alak süresi /96, âyet: 1-5
    3-  Müslim, Mesacid, 33; Ebû Dâvûd, Salat, 167; Nesâî,  Sehv, 20; İbni Mâce, 
          Mukaddime, 17; Dârimî, Salat, 177; Ahmed bin Hanbel, III, 328, V, 35, 447, 448
    4-  Bakara /2, ayet: 31-33
    5-  Rahman /55, ayet: 1-4
    6-  Mâide süresi /5, âyet: 110
    7-  Yûsuf süresi /12, âyet: 101
    8-  Enbiya süresi /21, âyet: 80
    9-  Nisa süresi /4, âyet: 113
   10-  M. F. Abdülbakî, Mu'cem, İlim maddesi
   11-  Hak Dini Kur'an Dili, c: 1, s: 63-64; İslam Ansiklopedisi, TDV, c: 34, S: 372
   12-  el- Müfredat, Rbv mad.
   13-  Envârü't-tenzîl, I, 7
   14-  Buhârî, İlim, 10








 

YORUMLAR

  • 0 Yorum