Kendimizle İyi Geçinebiliyor muyuz?
HASAN BASRİ YAZICI (Tekirdağ İl Milli Eğitim Şube Müdürü)

HASAN BASRİ YAZICI (Tekirdağ İl Milli Eğitim Şube Müdürü)

Kendimizle İyi Geçinebiliyor muyuz?

23 Eylül 2014 - 13:09

Kendini sevmeyen, başkalarını sevemez.

                                                     H. Basri Yazıcı

Başkalarıyla iyi geçinmeye çalışıyoruz, sorunlarımızı çözebiliyoruz, uyumlu olabiliyoruz bunu bir ölçüde başarıyoruz da kendimizle iyi geçinebiliyor muyuz?

Hayatta en önemli varlığın kendimiz olduğunu bilmeliyiz. Hayatın merkezinde siz varsınız. Siz varsanız, her şey vardır, yoksanız da hiçbir şey yoktur. Önce kendimizi seviyor, kendimizle barışık yaşıyoruz. Kendimizi sevdiğimiz müddetçe başkalarını da severiz. Kendimizden hoşlanıyorsak, kendimizin güzel taraflarımızı görebiliyorsak, başkalarının da güzelliklerini  fark ederiz. Aynaya bakarak kendimizden, yüzümüzden memnun olabiliyorsak, mutlu bir insanız. Kendi varlığımız gibi başkalarının varlığının, başkalarının değerini keşfetmişsek, onlar da bizi değerli bulacak ve seveceklerdir.

Sevgi yakından uzağa doğru, halka halka genişleyen bir duygudur. Kendini, kendi yakınlarını, akrabalarını sevmeyen kimse başkalarını sevebilir mi? Kendisini ve yakınlarını sevmeyen kimsenin başkalarını sevmesi, sevgiden bahsetmesi inandırıcı olabilir mi? Sevgi karşılıklıdır. Sevilmeyen sevemez. Dünyada en mükemmel varlık olan her  insan sevgiye layıktır. Yüce dinimiz insan sevgisinin ne demek olduğunu insanı melekler kavramının üstüne çıkararak ortaya koymuştur. Asr-ı Saadet'ten çıkıp dalga dalga taşarak, insanlık alemini Allah'tan başkasına kul olmamak şerefiyle bütün insanlığı aydınlatmıştır. Evet, insan sevilmeye layıktır. Biz, başkalarını sevmezsek başkalarının da bizi sevmesini bekleyemeyiz. Kendimizi ve başkalarını sevebiliyorsak mutlu olma yoluna giriyoruz demektir. İnsanın birisini sevmesi, kendisini sevmesinin en zirve noktasıdır. Düşünmeyi bilmeden kendimizi tanıyamayız. Kendimizi tanımadan bir şey öğrenemeyiz.

Hayvanlar kendilerini tanıyamazlar ancak insanlar kendilerini tanır ve kim olduklarını bilirler. Mesela bülbül, bülbül olduğunun farkında değildir. Aynaya baktığında sadece bülbül görür. Hayvanlar kim olduğu konusunda hiçbir şey bilmez, bir şey üretemezler. Hayatınıza heyecan katacak olan, farklı olan ve kişiliğinizi geliştirecek olan  sizsiniz. Kendinizle iyi geçindiğinizi zihninize yerleştirmelisiniz. Bunu zihninize yerleştirirseniz, beyniniz bu şablonu çizmek için harekete geçecektir. Mutlu olduğunuzu düşünüyor, kendinizi iyi hissediyorsanız, beyniniz mutluluk hormonu salgılamaya başlayacak ve mutluluğu içinizde hissedeceksiniz. 

Sağ beyin ve sol beyin olmak üzere, beynimiz iki yapıdan oluşur. Sol beyin mantıklı ve sistemli çalışır, sağ beyin duygusal ve yaratıcıdır. Sol beyin doğru ve emin yoldan gitmemizi isterken sağ beyin yolumuzu değiştirmemizi, etrafımıza bakarak olup bitenleri izleyerek değerlendirmemizi ister. Bir konuda kararlı olup, bir şeyin olmasını çok fazla istediğimiz zaman, iki beyin el ele vererek ortak hedefe varmak için ahenkle çalışırlar.

Kendinize yeterli ilgiyi gösterirseniz, başkalarına da faydalı olursunuz. Mutlu insanlar, kendilerine iyi bakarlar. Başkalarını sevebilme yolculuğuna önce kendimizden başlarız. Kendimizde seveceğimiz özelliklerimiz yoksa başkalarına da gösterecek bir şeyimiz olmaz. Zenginliği üretmeden tüketemeyeceğimiz gibi mutluluğu da üretmeden tüketemeyiz. Biz önce kendimiz için, sonra da başkaları için mutluluk üretebiliriz. Çevremizde öyle insanlar görüyoruz ki her şeyini kaybetmiş, hayata küsmüş ve hayat onlara yük olmuştur. Tükenmiş olan bu kimseler başkalarına ne verebilir? Biz mutluluk üretemiyorsak üretemediğimiz şeyden nasıl istifade edebiliriz? Başkalarının bizi sevmesini istiyorsak sevilmenin farklılığını nasıl bilebiliriz?

Eğer kendimizi seviyorsak kendimizden memnunsak, iyi yönlerimizi ve mutluluklarımızı başkalarıyla paylaşmaya başlarız. Kendimize ve herkese önemli insan olduklarını hissettirerek baktığımızda, sevgi potansiyelimiz artar. Özgürsek, başı dik, bu topraklarda özgürce dolaşabiliyorsak, başımız dimdik yürüyorsak mutluluk potansiyelimiz artıyor demektir. Bizim aşkımız, hamurumuz özgür yaşamaktır.

Kendimizi tanıyorsak kendimizi seviyorsak ve kendimize güveniyorsak, mutlu bir insanız demektir. Kendimizden hoşlanıyorsak başkalarından da hoşlanırız. Kendimizi tanıyıp duygularımızı okuyabiliyorsak başkalarının da duygularının farkında oluruz. Empati yaparak kendimizi başkalarının yerine koyarak onların acılarını, sevinçlerini anlayabiliriz. Bazen kendimizle baş başa kalarak kendimizle yüzleşiriz, derin nefes alıp verirken hayal gücümüz çalışır ve yeni yeni düşünceler üretiriz. Mutlu ve sağlıklı yaşamanın, başkalarıyla ve kendimizle iyi ilişkiler kurabilmemiz, hayatımızı zenginleştirerek mutlu olmamızı sağlayacaktır. Hepimizin yaşama gayesi mutlu olmak olduğuna göre, kendimizle iyi geçinme yolculuğumuz, başkalarıyla iyi geçinmemize ve mutluluk ödülü olarak da kendimize geri dönecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum