Önyargısız Düşünceler
MUHSİN DURUCAN (Emekli Müfettiş-Eğitimci-Yazar)

MUHSİN DURUCAN (Emekli Müfettiş-Eğitimci-Yazar)

Önyargısız Düşünceler

20 Eylül 2014 - 09:04

ÖNYARGISIZ DÜŞÜNCELER

İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, Benim atomu parçalamamdan çok daha zordur." Einstein Basit anlamda önyargı, ‘ön’ ve ‘yargı’ sözcüklerinin birleşmesinden doğan ‘peşin hüküm’ karşılığını içermektedir.

Çoğu zaman önyargı, bireyi yanlışa yönlendirerek hırsa götürür. Bu konuda Alfred Adler, bakınız ne söyler: “ Bazen insanlar, kendini beğenmişlik ya da kibir sözcüğü yerine kulağa daha hoş gelen hırs sözcüğünü kullanarak kendilerini biraz temize çıkarmaya çalışırlar.”

Önyargı, genel anlamda bir taraf tutma şekli olarak algılanabilir. Bir siyasi düşünceyi ya da bakış açısını koşulsuz desteklemek, anlamında da kullanılır.

Buradan devinimle siyaset alanında iktidar partisi ile muhalefet partileri arasında kendi kurulamaz.

Ön yargı, genellikle halk arasında bir kişinin kararlarının yoğun şekilde tek yanlı ortaya çıkmasında kullanılmaktadır. Önyargı; bir kişinin kararlarının nesnel (objektif) olmayıp öznel (subjektif) olduğu, anlamını içermektedir. Ne ki önyargılı birisi, kararlarını verirken nesnel değerleri kullandığını savunur.

Önyargı; hoşnutsuzluk, korku, kin ve nefret türü olumsuz duygularla yüklü bir davranış olup adil olmayan bir tür karşı davranıştır. Üç bileşenle eyleme geçer: İnançlar, duygular ve eğilimler. Gönül ister ki, hiç kimse yaşam boyu bir başkasına önyargılı davranmasın. Özellikle müfettişler, hakemler, hâkimler, savcılar, gibi değerlendirme ve karar verme işlevinde olanların kesinkes önyargılı olmamaları beklenir.

Gerçekler çoğu zaman oldukça nettir. Ne ki önyargıdan biz kaçamadığımızdan o güzelim fırsatlar kaçar. Kişi, düşüncelerinin tutsağından kurtulmadığı sürece önyargının çıkmazında tutsak kalır. Önyargılı bireylerin oluşturduğu toplum, bir bakıma tutsaklar kampıdır.

Sağduyulu düşünerek ve iletişim kurarak önyargı azaltılabilir. Çoğu kez duyduğumuza ve her zaman okuduklarımıza inanmayıp gördüklerimizi ve düşündüklerimizi devinime geçirerek önyargının tuzağına düşmeyebiliriz. Tüm insanların önyargısız bir ortamda sağlıklı yaşamalarını diliyorum.

HHH

 

Bir fıkrayla önyargı

Olay, bir orman köyünde geçer. Eşi, çocuğu doğmadan ölen ve tek başına yaşayan hamile bir kadın, kendisine arkadaş olması düşüncesiyle dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik, her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da oldukça uysallaşır, kadının yanından bir an bile ayrılmaz.

Bir kaç ay sonra kadının çocuğu doğar. Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır. Günler sonra kadın bir gün, birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak ve yavrusunu evde bırakmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalırlar. Bir süre sonra anne eve gelir. Gelinciği ve kanlı ağzını görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı!

Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir... Odada beşiğin içindeki bebeği ve bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür!

Einstein’in uygun bir özdeyişi var: "İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zordur."

HHH

Bir şiirle önyargı

(Hanifi Kara-http://www.antoloji.com/onyargi/siirleri/)

Önyargı

                                                                    -Yanlışçılara ithaf-

 

“Ayrık gibi, tüm bedeni kaplamış / Yanlış fikri, ta kökünden sökmek zor! / Ya alerji yapar, ya geri teper / Çorak kalbe, soylu tohum ekmek zor.

Vurabilir misin dertlere neşter? /Bir hünerin varsa sen onu göster / İman, fedakârlık, yiğitlik ister / Serden geçip, gemileri yakmak zor.

 Her zaman ayaklar basmalı yere / Yüzme bilmiyorsan geçilmez dere / Şu/bu sebeplerle düşmüş bir kere / Yanlış yola, sapmış ise çıkmak zor.

 Elbette olmalı güçlü bir bilek / Dava adamında dağ gibi yürek / İlgi, bilgi, sevgi, metanet gerek / Dava için, her çileyi çekmek zor.

 Doğruyu bulanlar er oğlu erler / Atomdan tehlike “önyargı” derler / Kemikleşmiş, kökleşmişse fikirler / Taassubu, önyargıyı yıkmak zor.”    Hanifi Kara

YORUMLAR

  • 0 Yorum