ÜNİVERSİTELİ OLMAK İSTİYORSAN BU YAZI TAMDA SENİN İÇİN
Psikolojik Danışman, Öğrenci Başarı Koçu Suat Eser

Psikolojik Danışman, Öğrenci Başarı Koçu Suat Eser

ÜNİVERSİTELİ OLMAK İSTİYORSAN BU YAZI TAMDA SENİN İÇİN

10 Aralık 2014 - 14:37

  Sevgili üniversiteli adayları. Bu yazım sizim için çünkü Türkiye’de toplam 178(özel üniversiteler dahil)(kaynak wikipedia)kadar üniversite var ve aranızdan birileri o üniversitelerde okumaya hak kazanacak. Yani üniversiteli olacak. O halde sizlere Üniversiteli Adayları diye hitab edebilirim.

   Şuan YGS-LYS diye adlandırılan üniversiteye giriş sistemi benim zamanımda ÖSS adıyla bilinirdi. Benden önce ÖYS’idi. Şimdilerde ygs,tm,mf,ts gibi farklı alanlarda hesaplanan puanlara göre en son tercih işlemleri yapılıyorken benim dönemimde sözel,eşit ağırlık ve sayısal puan türlerine göre yine tüm puanlar belirlendikten sonra tercihler veriliyordu. Üniversiteye giriş sistemleri,sınavlar sürekli bir değişim içinde. Aslında giriş sistemi değişiyormuş gibi görünse de değişen en temek faktör sınavın adı yani etiketi. Soruları aynı konulardan,geçmişin aynısı,lise müfredatı vs. Sınav sistemleri ile ilgili biraz bilgi verdim ancak vermek istediğim asıl mesaj bu değil. Vermek istediğim asıl mesaj şu; Tekerleği tekrar icat etmeye hiç gerek yok. Şimdiye kadar üniversiteyi kazanmış insanlar nasıl kazanmışsa sadece onların yaptıklarını yapmak sizinde artık bir üniversiteli olmanızı sağlayacaktır. Bir iddiada bulunmak istiyorum. Şu zamanda üniversiteyi kazanmak geçmişe göre üniversiteyi kazanmaktan çok daha kolay. Neden mi? çünkü o zamanlar da imkanlar çok kısıtlıydı,aileler yeteri kadar bilinçli değil ve ekonomik sıkıntılar çekiyorlardı. Dershaneye göndermek ya da üniversiteye hazırlık  kitapları almak beklide lüx sayılırdı o zamanlarda. Şimdi dershaneye gitmeyen,ihtiyaç duyduğu kitapları alamayan çok az öğrenci var. Üstelik çoğu okulda da öğretmenler yeterli. En büyük avantajda üniversitelerin çoğalmasıyla birlikte kontenjanlarında artması. Yani üniversiteye giren aday sayısının fazla olması sizi hiç düşündürmesin. Çünkü üniversiteli olmak sadece okulda ve dershanede öğrendiklerinizi evde çalışmanız demek değildir. Aynı zamanda şimdiye kadar üniversiteyi hatta arzu ettikleri bölümleri kazananların yaptıklarını yapmak demektir. Yukarıda söylediğim gibi tekerleği tekrar icat etmeye hiç gerek yok. Ben sizler için üniversiteyi kazanmanız için gerekli olan psikolojik ve bazı fizyolojik yarar sağlayacak bilgileri bir araya getirdim. Şunu asla unutmayın; sınavlara hazırlanmak aynı zamanda zihinsel olarak ta hazırlıklı,donanımlı ve dinç olmaktan geçer. İşte bunların yollarını sizlerle paylaşıyorum.

Paylaşıma geçmeden önce bir başarı hikayesinden bahsetmek istiyorum. 2008 yılında üniversite sınavını kazanan ve bir kolu olmayan bir çobanın,İrfan Töreci’nin hikayesi. Kendisi Hakkari’de yaşıyormuş. Terör olaylarından dolayı okulunda öğretmen sıkıntısı çekmiş. Asıl işi bir bakıma çobanlıkmış ama o boş zamanlarında ders çalışmış. Ve o sene Hacettepe Üniversitesi İngilizce Tıp Fakültesini kazanmış. 5 yaşında elektrik çarpması sonucu sağ kolu omuzundan kesilmiş.12 kişilik bir ailenin çocuğuymuş. Bir gazeteye verdiği demeçte şunları söylemiş; “Engelli olmam hayata tutunmamı engelleyemedi.Doktorsuzluk yüzünden kolumu kaybetmem tıp idealini seçmemde etkili oldu. Çobandım, artık doktor olacağım” .Okuma azmimi hiç yitirmeyerek doktor olmayı hedefledim. Bedensel engelime ve yoksulluğa rağmen yılmadım ve başardım. “Çocuk yaşımda doktorsuzluk yüzünden kolumu kaybettim. Ancak bu durum bana engel olmadı. Beni daha çok kamçıladı. Çok çalıştım ve başardım. Doktor olacağım için çok mutluyum. Başarıya ulaşabilmek çok günde yaklaşık 10 saat ders çalışıyordum. 

1)    Hedef Belirleme: İyi bir üniversite ve bölüm kazanmış hatta hayatta başarılı olmuş kişilerin ilk yaptığı şey kendilerine ulaşılabilir,gerçekçi,ilham veren,kontrolü kendi ellerinde olan ve her daim onları  motive eden,zamanı belli olan bir hedefinin olmasıdır. Hedef belirlemek nereye,ne amaçla gideceğimizi,uğrundan neleri neden yapmamız gerektiğini bize gösteren bir haritadır. İrfan’ın söylediklerinde önemli bir şey var o da şu; Okuma azmimi hiç yitirmeyerek doktor olmayı hedefledim. Yani birçok öğrencinin aksine İrfan hedefini önceden belirlemiş. Tercih zamanı nereyi yazsam diye düşünmemiş. Eğer ki sizde daha iyi yerlere gelmek,daha güzel bir üniversite de ve bölümde okumak istiyorsanız öncelikle gerçekleşeceğinden hiç şüphe duymayacağınız,uğrunda her şeyi yapabileceğiniz bir hedefiniz olmalıdır.

Örneğin 2015 senesinde …………üniversitesi,…………bölümünü kazanmayı hedefliyorum.

2)    Düşünce ve İnançlar: Şuan,az önce,günün çoğunluğunda hissettiğiniz duyguları  fark etmenizi istiyorum. Ve bu duygulardan önce kafanızın içinden geçen düşünceleri bir hatırlamanızı.  O an içinde kafanızdan geçen düşüncelere göre hisseder ve hareket edersiniz. Öyleyse sizi motive eden,iyi hissettiren,size ilham veren,güçlü hissettiren düşüncelerle kafanızı meşgul etmelisiniz hatta bu tür düşünceler tüm düşüncelerinizin minimum %70 ini oluşturmalıdır ki siz kendinize inanarak ders çalışın,dershaneye ve okula gidin. Bir öğrencinin sınavlara karşı inancı neyse davranışları,seçimleri,netleri,ders çalışma süreside ona göre olacaktır.Sizce İrfan Töreci kaybettiği kolu için büyük bir talihsilik,ben artık üniversite okuyamam inancıyla hareket etseydi hedefine ulaşır mıydı? Tabiki hayır. İnancın bir öğrenci için ne kadar önemli olacağını fark etmiş ki Engelli Olmam Hayata Tutunmamı Engelleyemedi inancıyla her zaman hareket etmiş. Sınavlara yüklenilen inançlar öğrencinin başarısında çok önemli bir rol oynamaktadır. Pirelerle ilgili yapılan bir deneyde pireler kavanozların içine konulmuş ve kapak kapatılmış. Pireler her zıpladığında kafaları kapağa vuruyormuş. Belli bir süre geçtikten sonra kapak çıkarılmış ve ilginçtir ki pireler ancak kapak hizası kadar zıplayabiliyorlarmış. Eğer ki kafanızda sizin daha başarılı olmanızı engelleyecek inançlarınız varsa bunlardan mutlaka kurtulmalı bunları hayatınızdan çıkarmalısınız. Ne de olsa matematiği yapamam,ben iyi bir bölüm ve üniversite kazanamam veya ben değersizim gibi. O yüzden üniversiteyi kazanmak istiyorsanız kafanızın içinden geçen düşüncelerinizin ve sahip olduğunuz inançlarınız çoğunluğu sizi hedefinize götürecek,size güç verecek cinsten olmalıdır.

3)    Kelimeler ve İç Konuşmalar: Ağzımızdan çıkan kelimelerin aslında hayatımızda çok büyük bir önemi olduğunu biliyor muydunuz? Albert Einstein kelimelerle ilgili şunu söyler;İnsanoğlu ağzından çıkan kelimelerin dünyayı dönüp dolaşıp yine kendilerine dönüp etki edeceğini bilseydi çok daha dikkatli konuşurdu. Gözleri görmeyen birisine kör de diyebilirsiniz,görme engelli de,ancak aradaki duygusal etki çok farklı olacaktır. Bu kendinize söylediğiniz sözler ve kendi kendinize yaptığınız iç konuşmalar içinde geçerlidir sevgili üniversiteli adayları. Bu yüzden nede olsa kazanamayacağım,başarısızım,olmuyor,motive olamıyorum gibi kelimeleri çöpe atıp yerine farklı kelimeler kullanmalısınız. Dikkat etmeniz gereken diğer bir konuda yalnız kaldığınızda yaptığınız iç konuşmalarınızdır. Onlar içinde aynı şartlar geçerlidir.
Siz hiç hep olumsuz konuşan,olumsuz düşünen ve hisseden hatta olumsuz inançlara sahip birisinin başarılı olduğunu gördünüz mü?

4)    Zihinsel Canlandırma:  Başarılı insanların ortak biz özelliği de kendilerini her zaman olmak istedikleri yerde,yani hedeflerini gerçekleştirmiş şekilde hayal ederlermiş. Zihin hayal ile gerçeği ayırt edemez. Eğer köpekten veya herhangi bir hayvandan korkuyorsan yanında o hayvanın olduğunu bir hayal et bakalım. Noldu? Kalbin küt küt attı mıJmadem ki zihnimiz hayalle gerçeği gerçeği ayırt edemiyor ozaman bizde hedeflerimiz şimdiden gerçekleştirmiş gibi davranacağız. Uzat ayaklarını,uzan yatağına ve hayal et. Yaz sıcağında bilgisayar başında üniversiteyi kazanmışsın. Valizlerinle otogarda ya da havaalanında ailenle bekliyorsun. Üniversitedesin. Herşey tam istediğin gibi tamda rüyada gibisin. Kendimizi olmak istediğimiz yerde hayal edersek kazanacağımıza olan inancımız artacak,çalışma isteğimiz gelecek ve daha emin adımlarla,kendimize daha çok inanarak yola devam edeceğiz.Bunu akşam yattıktan sonra,sabah kalktıktan sonra ve gün içinde mutlaka yap.
Değerli Üniversiteli Adaylari; Bilgi bu çağda sadece potansiyel bir güçtür. Bilgili olan değil,bilgiyi hayata geçiren başarılı ve güçlü olur. Bu yüzden okuduklarınızı hayatınıza geçirdiğiniz kadarıyla,hatta fazlasıyla karşılığını alacağınız asla unutmayın.

   Bugün sizlerle üniversiteli olmanız için ihtiyaç duyduğunuz en önemli bilgilerin bir kısmını paylaştım. Bana verilen sayfa sayısını aşmamak için bugün burada bırakıyorum ancak bir sonraki sayıda ihtiyaç duyacağınız ve bu yazının devamı niteliğinde olan yazımı takip etmenizi tavsiye ederim.

Hak ettiğiniz yerlere gelmeniz dileğiyle.

YORUMLAR

  • 0 Yorum