HALİL ÖNGE (Üsküdür Kısıklı İlkokulu Müdürü)

Tarih: 20.09.2014 09:27

Engelli birisi neler yapamaz?

Facebook Twitter Linked-in

Çağımızın getirdiği beslenme, hava kirliliği, sosyal ve kültürel yapıdan mıdır? yoksa modernizmin bir sonucumudur? özgürlülük oranı olduğundan fazla artış göstermiştir. Belki de eskiden de vardı ama bu kadar açığa çıkmamıştı. Resmi istatistiklerin gösterdiğinden daha da fazla özürlü insanımız bulunmaktadır. Devletin çeşitli imkanlar sunmasıyla bunlar artık saklanıp gizlenmiyor tam tersi ailelerce devletin imkanlarından yararlanmak için gayret sarf ediliyor. Bu da farkındalığın oluşmasına ve bu insanlara hizmet götürülmesine sebep oluyor.

Bu yazımda genel girişten sonra özürlü öğrencilerin bulunduğu okulda öğretmen olarak onlardan gördüklerime  dayalı olarak bir engelli neleri yapamaz soruna cevap arayacağım. Bu suretle onlarla empati yapmanın yolunu aralamaya çalışacağım. Çevremizde rastladığımız engellilere sadece acımak değil onlarında toplum içinde kendilerine yetmelerini sağlayacak çalışmanın önemine vurgu yapmış olacağım.

Engellilerin bir çoğu senelerce hiçbir zaman okula gidemedi. Fırından bir sıcak ekmek alamadı. Yıllar yılı kendine yardımcı olan annesine bir teşekkür edemedi. Bayramda büyüklerinin elini öpemedi. Bir kıza “ seni seviyorum” diyemedi, bir çiçek veremedi. Mahallede arkadaşlarıyla oyun oynayamadı. Cam kıramadı. Kimseyle kavga etmedi, edemedi. Kimseye hediye sunamadı. Kitap okumadı. Sinemaya gitmedi. Balık tutmadı. Bisiklete binemedi. Lunaparka gidemedi. Çarpışan arabaya binemedi. Denize giremedi. Telefon etmedi, edilen telefona cevap veremedi. Bir tişört bile olsa sevip beğenip, deneyip alamadı, alınanı tek başına giyemedi. Evden kaçamadı. Kuş avlayamadı. Oruç tutmadı. fiarkı mırıldanamadı. Hiç koşmadı, koşarken tekerlenip düşmedi. Annesinden azar işitmedi. Doğum  gününü kutlayamadı. Bir kafeteryada tek başına ya da sevgilisiyle çay-kahve içmedi. Otobüsle, vapurla ya da trenle küçük bir gezintiye çıkmadı. Ağaç dikmedi. Yorulup eve gelip tek başına duş almadı.  Tırnaklarını kesmedi, sakal tıraşını kendi yapmadı, saçlarını kendisi taramadı. Aleladeliğin ayrıcalıklarını, monotonluğun emniyetini ve önemini, normalliğin ise konforunu hiç tatmadı. Başkasına bağlı olmadan tek başına hiç ” kendisi” olmadı.

Bu yapılamayanlar belki çok ağır engellinin yapamadıkları olsa da hafif olanlarda bir çoğunu kendisi yapamamaktadır.

Biz sağlam gibi görünen insanlara düşen ise onların asgari olarak da olsa kendilerini ifade edebilecekleri davranışları onlara kazandırmak olmalıdır. Onlara sadece acımakla yetinmemeli hatta acıma yerine toplumda kendilerine yetecek,  az da olsa işlerini yapmalarına imkan verip hoş görüyü eksik etmemeliyiz. Böyle yaparsak onlara yardımcı olmuş oluruz.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —