İLYAS TEKİN (Arştırmacı-Eğitimci - Yazar)

Tarih: 07.02.2015 15:46

HAYIRSEVER AHMET KELEŞOĞLU

Facebook Twitter Linked-in

 21 Kasım 1924'te Ermenek'te Dünya'ya gelen ünlü işadamı ve hayırsever  Ahmet KELEŞOĞLU,14 Ocak 2015 tarihinde 91 yaşında vefat etti.     15 Ocak 2015 Perşembe günü Nakkaştepe'de düzenlenen bir törenle Konya'ya uğurladık.Ertesi günü Cuma Namazını müteakip Konya'da ebedi istirahatgâhına tevdi edildi.Allah (cc) rahmet eylesin.Ailesine, çalışanlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim.       Ümraniye'de yaptırdığı Selçuk Ecza 50. Yıl İ.Ö.Okulu, Ahmet Keleşoğlu İ.Ö.Okulu ile Üsküdar'da yaptırdığıNezahat-Ahmet  Keleşoğlu İ.Ö.Okulu,Ahmet Keleşoğlu Anadolu Lisesi ve 40 derslik ek bina yaptırdığı Hafize ÖZAL İ.Ö.Okulu yöneticileri de  bir  grup öğrenci ile katıldılar. Çok kalabalıktı.        Kendisiyle tanışmamız şöyle oldu:       24 Ocak 2007'de Esenler'den tekrar Ümraniye'ye dönünce okul ihtiyaçları ve yatırımları görüşürken Dudullu'da imarda okul alanı 5 Dönüm bir arsa çıktı. Tapudan sahibini araştırdık, baktık ki Ahmet Keleşoğlu.İsim benzerliği olabilir mi diye de düşündük ve kesinleşince "tamam" dedim.       Hemen  Ahmet KELEŞOĞLU'nu aradım.Sekreteri Antalya'da olduğunu söyledi. O zaman bir notum var diyerek kendisine ulaştırmasını istedim:      "Dudullu'da üzerinde imarda okul alanı olan bir arsa gözüküyor. Arsayı bize bağışlarsa bir okul yaptıracağız. Adını okula vermek istiyoruz."        Yarım saat geçmeden Selçuk Ecza'dan Hulki  YÜCEL aradı ve şunları söyledi:       "İlyas Bey, bizim patronu arayıp bir teklifte bulunmuşsunuz.Biz bu teklifte varız.Ne yapmamız gerekir?"       Çok sevinmiştim, "Allah (cc) razi olsun." deyip işlemlere başladık. Bir dilekçe alıp İl' e yazdık ve protokol töreni için gün aldık. Sonra O'nun arabasıyla Valiliğe gittik.O kadar alçak gönüllü, kibar, nazik bir insandı ki anlatamam. Valiliğe gidene kadar çok tatlı bir sohbetimiz oldu. O beni çok sevdi, ben de O'nu!       Öyle bir noktaya geldik ki, teklif dahi etmeden, bağışladığı arsa üzerinde okul yapmayı da kabül etti. Protokol töreninde hem arsayı bağışladı,hem de okulu yapma sözü verdi.      Dönüşte yine beraberdik.Kendisine şöyle dedim:      " Ahmet Abi, biz sadece arsayı istemiştik, siz okulu da yaptıracaksınız. Şimdi 2 okul oldu.İsterseniz yeni okullarımızdan birisine daha isminizi verebiliriz."       Kendisi o anda bir şey söylemedi, ama sonra yine Hulki YÜCEL'le Ümraniye'de yeni yaptırdığımız bir okula baktık, okulu beğendi ve "Ahmet Keleşoğlu" adını verdik. Tabii adını verince okula güzel bir konferans salonu yaptılar ve okulla yakından ilgilendiler.         Kısa zamanda 36 derslik modern bina bitti. 2008-2009 eğitim-öğretim yılına yetişti.        Her iki okula da güzel birer açılış töreni yaptık.Açılışlara o zamanki Milli Eğitim Bakanı'mız sayın Hüseyin ÇELİK teşrif etti ve Ahmet KELEŞOĞLU'na plaket ve onur belgesi verdi.       Üstelik Selçuk Ecza Deposu'nun kuruluşunun 50. Yılı olduğu için bu okula "Selçuk Ecza 50. Yıl İlköğretim Okulu" adını verdik. Genel Müdür sayın Sonay GÜRGEN de her iki okulla yakından ilgilendi. Bu bakımdan Sonay Bey'e, Hulki Bey'e, inşaatlarla ilgilenen mühendislere ve diğer emeği geçen herkese teşekkür ederim.           Bazen ben ziyaret ederdim,bazen de kendisi çağırırdı.Bir defasında kendilerinin isteği üzerine Vali Bey'in yemeğine beraber katılmıştık.         Rahmetlinin yaptırdığı okulun Müzik öğretmeni İlksen KODAL, hem okul için ve ham de Ahmet Bey için Beste yaptı. 21 Kasım günü okulda bir proğram düzenledik. İlksen Hanım, öğrenci korosuyla okul Marşı'nı ve Ahmet Bey'in bestesini söylerken ne kadar sevindiği görmeye değerdi.Neredeyse oturduğu yerden kuşlar gibi kanatlanıp uçacaktı.       Törenden sonra bana şöyle dedi:      " İlyas Bey, şimdiye kadar böyle güzel bir proğram izlemedim."      Daha sonra bizi davet etti yemek yeyip sohbet ettik.      Bazen de öğrencilerle kendisini ziyarete giderdik. Ne kadar mutlu olurdu!       Kendi çocuğu yoktu,ama çocukları çok severdi.Şimdi çok sayıda okulu ve çocuğu var. Ümraniye ve Üsküdar'dakileri yukarda belirttim.Esenyurt'ta bir okul daha yaptırıyor. Konya'da çok sayıda okul ve adını taşıyan fakülte binaları ve cami yaptırmış.       2009 yılında "Nezahat-Ahmet Keleşoğlu Vakfı" nı kurarak kısa zamanda ülkemizin en büyük üç Vakfından biri haline getirmiş ve memleketi Ermenek'teki maden faciasında ölen 18 vatandaşımızın çocuklarının eğitimleri süresince masraflarını üstlenmiş.      Ne mutlu ki bu kadar güzel eserler bırakmış. Çünkü en büyük yatırım insana yapılan yatırımdır. İnsana yapılan en güzel yatırım da eğitimdir. Her şeyin düzelmesi buna bağlı.      "  Bana ne, neme lazım, başkalarının çocukları beni ne ilgilendirir!" diyemeyiz. Başkalarının çocukları da eğitilmediği zaman zararı herkese dokunur.       Bu bakımdan  Ahmet KELEŞOĞLU, sevgili Peygamberimizin müjdelediği "öldükten sonra sevap defteri kapanmayacak bahtiyar insanlardan" biridir. Bu eserlerde öğrenciler okuduğu sürece O'nun defterine sevap yazılmaya devam edilecektir. Rahmetli bu yönüyle gıpta edilmeye layık bir insandır.      Dünya'da ebedi kalan kimse yok ve olmayacak. Önemli olan güzel işler yapmak, güzel izler ve eserler bırakmak.İşte rahmetli bunu başarmıştır. Tırnaklarıyla kazıyarak 5 bin kişinin ekmek yediği Selçuk Ecza Deposu'nu kurmuş,kalıcı eserler bırakmış, binlerce öğrencinin yetişmesine imkan sağlamış. Bundan sonra da kurduğu vakıf sayesinde hayırlar devam edecektir. Nur içinde yatsın,mekanı cennet olsun!..                 
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —